BAŞKAN'DAN
Dr. Mustafa AYDIN

            Üniversiteli olmak bir ayrıcalıktır. İster öğrenci, ister çalışanı, isterse yönetici ve akademik personeli olsun, ayrım yapılmaksızın, üniversiteli ayrıcalıklı, diğer bir değişle farkındalık özelliğine sahip olmalıdır. Çünkü; üniversiteli olmak hassas olmak,  toplumun hassasiyetini hissetmek, olaylar karşısında duyarlı olmak, olaylara tarafsız bir gözle bakmayı bilmek, aydın olmak, ülke sorunlarını yakınen takip edip bu sorunların çözümüne ilişkin düşünce üretmek, görevini benimsemek ve sorumluluk kabul eden insan olmak demektir. Üniversiteli olanın,   hiçbir sorun karşısında “bana ne” deme lüksü yoktur. Üniversiteli insan; okuyan, yazan, günlük gazeteleri okumayı ve haberleri izlemeyi ihmal etmeyen, topluma danışmanlık görevini aksatmayan, insanları aydınlatacak fikirler üreten, bu fikirlerini sergilediği yazılarını takip eden ve kendi gibi hassas toplumlar yaratan insan olmak zorundadır.

            Bir üniversite mensubu, her sabah evinden çıkarken onu birilerinin takip ettiğini, örnek olma kimliğinin olduğunu,  hareketlerini, giydiği kıyafetlerini ve insanlara karşı davranışlarının örnek olduğunu aklından çıkarmamalıdır. Bu örnekliğin kendisine yüklediği sorumluluğu içinde hissetmeli ve davranışlarını buna göre düzenlemelidir. Nasıl ki, bir devlet büyüğü, toplumun çok iyi tanıdığı önemli bir şahsiyet, ya da bir sanat ve kültür insanı hareketlerini kontrol etmek ve ona göre davranmak zorunda ise üniversiteli olanlar da bu sorumluluğu yerine getirmek zorundadırlar. Onlar, canları istese de, toplumun tasvip etmediği hareketleri ve davranışları sergileyemezler.

            Üniversitede yönetici ve akademik personelinin sorumluluğu biraz daha zordur. Çünkü; örnek olma yanında; bunun anlamını, önemini, önderlik ettiği genç kuşaklara da öğretmesi, benimsetmesi ve düşüncelerinin gelecek kuşaklara aktarılmasını sağlayacak kuşaklar yetiştirmek zorundadırlar. Nice yönetici insanlar, akademisyenler vardır ki; sözleri, tavır ve hareketleri, düşünceleri, kendinden sonra onlarca yıl, hatta yüzlerce yıl geçmesine rağmen, toplumda hala konuşulur, paylaşılır, yazdıkları okunur, fikirleri değerlendirilir ve yeni kuşaklara aktarılır. Bunun adına kısaca “iz bırakmak” denir. Toplumda iz bırakmak, unutulmamak her bilim adamının ve yöneticinin arzusu ve hedefi olmalıdır.

            İnsanlık tarihinde bilgi üretimi, uygarlığın ve toplumsal gelişmenin en önemli göstergelerinden biri olmuştur. Ancak, bilgi, hiçbir dönemde, bugün olduğu gibi, ekonomiden siyasete toplumsal yaşamın tüm alanlarına egemen olacak denli etkin olmamıştır. Sanayi ötesi toplumu niteleyen bilgi çağı, endüstriyel gelişmelerin önüne geçmiş; bilgi üretimi, maddi üretimi aşarak uygarlığın yeni simgesi olmuştur.

            Toplumun tüm kesimlerinin, bilgi toplumuna etkin katılımı; küreselleşmenin bir uzantısı olarak yaşanan değişimlere uyum sağlaması, dünyada, ülkeleri daha da ileriye taşıyacak önemli bir kalkınma hedefine dönüşmüştür. Gelişmenin temelinde, yalnız bilgi üretimi değil; üretilmiş bilginin paylaşılması ve daha da önemlisi toplumun yararına sunulmasının yattığını da özellikle vurgulamak gerekmektedir. Bu hedefler, üniversitelerin, gerçek işlevleriyle birebir örtüşmektedir.

            Sanayi ekonomisinden bilgi ekonomisine geçiş sürecinde, en önemli yatırım, bilgi ve Ar-Ge yatırımlarıdır. Ülkemizin, bilgi toplumu stratejisi doğrultusunda, Ar-Ge sistemi ve araştırma kapasitesinin geliştirilmesi, değişen pazar gereksinimlerine göre rekabet gücünün artırılmasında kaçınılmaz bir ihtiyaç olmuştur. İstanbul Aydın Üniversitesi, çağın ötesine geçecek aydınlık bir Türkiye için gerek bünyesinde barındırdığı teknopark, gerekse araştırma faaliyetleriyle bilgi üretimine ve paylaşımına katkıda bulunmakta; sanayi-üniversite işbirliğini desteklemekte; yayınlarıyla ürettiği bilgiyi toplum yararına sunmaktadır.

            Bilgiyi üreten ve paylaşan değerli akademisyenler, araştırmacılar başta olmak üzere, İstanbul Aydın Üniversitesi Dergisi hazırlanmasında emeği geçenlere teşekkürü bir borç biliyorum.


İstanbul Aydın Üniversitesi Mütevelli Heyet Başkanı